Friday, September 28, 2007
Saturday, September 22, 2007
bugün...
Gözlerime pembe bir buğu üfle bugün
'Düşlerimi süsleyen sen' olsun gök dağıldığında elime düşen...
Hayal kurup da kağıtlara yazdığım olsun,
Atmaya kıyamadığım, senin tek yadigarın bu satırlar..
Ellerime birkaç damla dök ellerinden bugün
Ağlamaktan değil sana bakmaktan yorulsun gözlerim...
Konuşan tüm dillerle inatlaşsın suskunluğum
Ağzından çıkmayanları işiteyim...
Kulağıma bir-iki susuş fısılda bugün
Duymaya alıştığımı unutmaya alıştırma..
Söylemediklerinle avut beni
Söyleyemediklerimle affet...
Kır kalbimi, bir parça da sen al bugün
Bencilliklerimle azarla
Haykırışlarımla sev beni...
Nefret edişlerinle yargıla
Kırıklarından doğ bugün...
Elime yüzüme bulaşanları sil,
Gözlerime pembe bir buğu üfle bugün
'Düşlerimi süsleyen sen' olsun gök dağıldığında elime düşen...
Hayal kurup da kağıtlara yazdığım olsun,
Atmaya kıyamadığım, senin yadigarın bu satırlar...
Posted by
beyza kuscu
at
6:22 PM
0
comments
Wednesday, September 19, 2007
yazının adı: höylöylöy.:D:D:haha
Bugün kalemimin ucunu açtım artık.. Ben ne kadar mutlu bi şekilde dolaşıyorsam buralarda, o da en az benim kadar özgür hissetsin kendini..:).. Uzun bir araydı galiba yine.. Mutlu yazılarda saçmalamak esastır, o halde yapılması gereken şeyler listesinde madde bir: aklına gelen ilk şeyi hep yaz ve aslında aklına gelen herşeyi yaz... Şu an ne yapıyorum ne ediyorum çok da önemli olmadığı halde ne yaptığımı anlatasım var ama ona da girmicem .. Her istediğimizi yapsaydık ohooo..:D "Bugüne gelmenin" mimarı insanların yanısıra ki kendilerine teşekkür etmicem, yine de saolsunlar ( nasıl oluyosa :D), "bugün bu hale gelmenin" de mimarları var ki kendilerine çok çok çok teşekkür etmek gerek... Ayaklarına sağlık.. He bi de iddia kazandım bu arada :D Değineyim diye söyledim maksat akla gelen herşeyi yazıvermek..

Eveeett yazmak için illa bişiler olmalıymış ya hu:) İtici faktörlerimmm nerelerdesiniz hu huuu.:D Seviyorum sizleri ben, bakın ne çok smiley var burada ama göremiyorsunuz.. Üzgünüm, özelde konuşalım..:p

Eywallah dostlar, eywallah Fenerbahçe....
Evet evet seviyorum sizleri, seni, herşeyi, herkesi... Saçmalamayı seviyorum.. Bugünü seviyorum ve bugünde sevmeyi seviyorum.. Yarın için söz veremem çünkü yarın bana hiç söz vermedi..
Hadi hoşça bakınız zatınıza..:D:D:D
Posted by
beyza kuscu
at
6:06 PM
2
comments
Saturday, September 15, 2007
bekle beni...
Bekle beni, döneceğim
Bütün direncinle bekle beni.
Bekle hüzün yağmurları gökyüzünü kaplayınca,
Karakış üşütürken bekle,
Sarısıcaklar yakarken bekle.
Kimseler beklemezken bekle beni,
Unut anılarla yüklü bir geçmişi
Ne bir mektup ne bir haber
Gelmesin ne çıkar, bekle beni
Bekle beni döneceğim
Bekle, yalnızca sen bekle beni.
Bekle beni döneceğim, bırak
Beklemekten usanmış dostlarım
Oğlum, anam, yoldaşlarım
Öldüğümü sansınlar benim
Umudu kesip bir ateşin başında
Beni yadedip içsinle ama sen
İçme sakın yürek acısı o şaraptan
İnançla, sabırla bekle beni.
Bekle beni, döneceğim
Tüm ölümlere inat bekle.
Çünkü o büyük bekleyişin
Düşman ateşinden kurtaracak beni.
Bekle kızgın sıcaklar içinde,
Karlar savrulurken bekle beni,
Yalnızca seninle ben, ikimiz
Ölümsüz olduğumuzu bileceğiz;
O sırrı, o hiç kimsenin bilmediği.
Kimseler beklemezken
Beni beklediğini...
Konstantin Simonov
Posted by
beyza kuscu
at
5:15 PM
0
comments
Wednesday, September 05, 2007
satır arasında...
Yeni filizlenen tüm duygulara set çekiyorum..
Nefret ederken kendimle yüzleşiyorum, kendimden nefret ediyorum.
Kaçarken ayağım takılıyor, yerdeyken suretim karşılıyor sığ bir su birikintisinde. Yeni filizlenen dalları kesiyor, uzayan saçlarıma toka takıyorum.
Rüzgar esmesin, pencereleri kapatıyorum.
Kulağıma çalınan her yeni melodi hiç tanımayacağı birilerinden, hiç tanımadığı yerlerden birşeyler estiriyor rüzgarın yerine, sesini kısıyorum.
Korkuyorum çoğu zaman, yalnızken aklıma zamanın duracağı geliyor.
Kum saatinin devrileceği ve hiçbir zaman ters çevrilemeyeceği.
Hep, o anda, o şekilde ve yalnız kalacağım geliyor aklıma, seni atamıyorum hayatımdan.
Seninle birlikte çözülmelerimin ardı gelmeyecekmiş gibi..
Ama;
Hiç yaşanmamış aşklarımdan bir tohum atıyorum ölene dek.
Her harfinde senden bir parça gizliyorum.
O son gün geldiğinde seni bana getirecek .
Ben ölürken sen doğacaksın.
Nasıl yaşattıysam öyle olacaksın ve nasıl istersen öyle anacaksın beni.
Hayatımın en önemli bölümünü silmeyi göze aldığımda, senin hamuruna bir maya daha çalınmış olacak belki de.
Riya bilmeyeceksin böylece, yaptıklarının bedeli nasıl ölçülür, nasıl ödenir ve kime ödenirmiş anlayacaksın.
Hak neymiş, haklı kimmiş, hak haklının hakkı mıymış sindireceksin...
Çoğu kafanı yoran olayı akışına bırakman gerekecek, senin içindekiler onu çözmeye yetecek..
Sen kötü birinin değilsin ki kötü olasın.
Geldiğin yerlerdeki tüm güzellikler seni sarmış olacak.
Ve senin için de o son gün geldiğinde, ardında bıraktığın ve küllerinden doğmayı bekleyen varis kalacak, sen bana geleceksin..
Kavuştuğumuzda anlaman gereken son şeyi de göreceksin...
Boşa değilmiş diyeceksin,
Hiçbirşey boşa değilmiş..
Posted by
beyza kuscu
at
3:31 PM
1 comments
Subscribe to:
Posts (Atom)



