tek bir adım koşmalı...
Hayatta artık durup beklememek gerektiğine inanmalı bazen. Öyle bir an gelmeli ve haydi demeli, gidiyoruz. Beklemekten sıkılmışlığın da verdiği uyuşuklukla elini uzatmalı, ayağa kalkmalı, düşmeli yollara. Dağlar aşmalı yüksek yüksek ve ovalar, insanlar, tarlalar geçmeli.. Yağmur yağmalı gökten birden, sonra güneş ve ardından gökkuşağı. Tanıdık yüzler olmalı her durakta. Bir kasabadan diğerine, köy kahvelerinde sabahlamalı.
Mekanın birinde, zamanın birinde rastlamalı sana. Önceden tanıyormuş gibi değil, yeniden karşılamalı. Halden çok fazla anlatmamalı bu kez, belki de bu denli çok konuşmamalı. Ne sen beni bil, ne de ben seni... Sessizce olmalı bu kez herşey, konuşmadan, anlatmadan. Sırtını döndüğünde bana, zarar gelmeyeceğini bilmelisin ve ben rahatça yaslayabilmeyim başımı omzuna.. Halimiz de hatrımız da gözlerimizden akmalı. Bakmalı sana doyasıya, kalbim tek tek atmalı...
Dağlar, tepeler, bereketli topraklar, gökkuşakları... Hepsinden harman... Sunulmayı bekleyen o yer karşımda. Hepsi geçildi.. El uzatalı, ayağa kalkalı, düşeli yollara günler geçti.
Mekanın o boyutuna ulaştım bugün. Bak gözlerime, ne diyor dilimden dökülmeyen cümleler... Yollar boyu aşk büyüttüm bu durakta teslim etmek üzere. Tanışsak, size sen diyebilir miyim ?

