Aynam olman için "aynım" olman gerekmiyor ki...
Seni seviyorum!
Ben, içimi görüyorum "içine" baktığım gözlerinden...
Ben, sana bakıp hatta,
Kendime çeki düzen veriyorum!
Aynı buluttan dökülmüş olduktan sonra...
Ve aynı fincanda "bir"leşebildikten sonra;
Ne farkı var farkımızın?..
Seni seviyorum!
Sonra, sorular zorlaşıyor...
Anlıyorum ki, iyice düşünmem lazım; kumbara mı değerli olan, yoksa içime düşen sen mi?
Düşünmen lazım senin de;
Yazılmışsam... Ortasından öpülüp, ucundan yakılmışsam...
Ve, konmuşsam içine;
Adresimden başka gideceğin yer var mı?
Bilemiyorum...
Sanıyorsun ki; seni deliler gibi sevmem için, tıpatıpın olmam gerekir.
Yanılıyorsun!
Bunu deliler bile biliyor. Söylüyorum; duymuyor musun?
"Gördüm... Dokundum...Ve dedim ki: Seni seviyorum..."
İşte bunu düşünmeden söylüyorsam yanlış oluyor; ama bilirsem, bil ki yalan söylüyorum!
Sana benzemem gerekmiyor seni sevmem için...
Seni görmem, sana bakmam, sana dokunmam da gerekmiyor...
Ben gözlerinden baktığım zaman içine; içimi görüp, kendime çekidüzen veriyorum...
Seni seviyorum...
Ve işte söylüyorum:
Aynam olman için "aynım" olman gerekmiyor ki...
Ve üstelik bir de aynı buluttan dökülüp, aynı kapta birleşeceğimizi de bildikten sonra;
Ne farkımız kalıyor ki birbirimizden?
Ve hangi yol kalıyor ki;
Sevmekten başka ?