Thursday, June 29, 2006

çoğalmak neyse ne azalmak zor...

Elimden gelen bu, ben iki kişiyim
Çoğalmak neyse ne azalmak zor
Birisi seni her an bırakıp gittiğim
Öbürü kan gibi tutulmuş seviyor
Ağzındaki acı ağzındaki çizgiyim
Gözlerine kirli bir bulut getirdim
Hiçbir sevinç aydınlığı onu silemiyor

Elimden gelen bu ben iki kişiyim
Birisi kapadığın kapılardan gitmiyor
Yağmur yağmaksa o güneş açmaksa o
Bir yerin üşüse onun sıcaklığı
Öbürü en içten çağrını işitmiyor
Alıp tutmaksa o basıp gitmekse o
Bakışları kıyısız deniz uzaklığı

Elimden gelen bu ben iki kişiyim
İkisi birden çıkmaya uğraşıyor
Bilmem ki hangisinden nasıl vazgeçeyim
Birisi yeni baştan serüvene başlamış
Öbürü silahında son mermiyi sıkıyor
Çoğalmak neyse ne azalmak zor...


Bu aralar okuduğum en güzel şiir belki de.. Attila İlhan yine yazmış ne diyeyim daha.. Neden bu kadar etkilediğini anlamış değilim açıkçası ama çok hoşuma gitti ve paylaşmak istedim bir an önce... "Çoğalmak neyse ne azalmak zor..."

Tuesday, June 27, 2006

sizi buralarda bir özleyen var...


Arkadaşlığın büyüsünü tadanlardanım

Dostluğun kavramını yaşayanlardanım
Bir söz söyle bana taaaa uzaklardan
İçten olsun...
Arkadaşça, dostça bir selam gönder bana
Yürekten olsun...
Atma içine üzüntüleri
Tatma kederli saatleri
Paylaş kardeşçe mutlu sevgileri
Düşünme,
Ardına bırak üzüntülerini
Gel arkadaşım
Birlikte atalım kederli düşünceleri
Dünya değmez hiçbir üzüntüye
Kapıl git yepyeni sevgilere
İnandır dünyanın sevgi dolu olduğuna
Evrende saygının var olduğuna
Çocuk gibi, saf, temiz, tertemiz
Yüreğinin bir köşesinde
Yer var mı bana da?
Canımı verirdim o yürek için
Arkadaşça, sevgiyle, dostça
Bir selam gönder bana
Ama ne olur yürekten olsun...

Ben sizi çok özlüyorum yaa.. Günlerin yavan olma durumunun maksimum noktasındayım.. Sevgili arkadaşlarım; bu yazıyı burada okuyup da geri dönmezseniz bittiniz ona göre.. Sayıcam walla tek tek dönenleri.. Ulaşım yolları malumunuz...
Herşey bir yana da;
Özleniyorsunuz..Siz... Hepiniz... :(..(Bir şey yazacaktım unuttum..)

Monday, June 26, 2006

baş harfi ben...



Gecenin bilmem kaçıymış, umursamadan şarkı dinliyorum.İçim çok uzun zamandır hissetmediği şeyleri hissediyor ve ben de içimin çekildiğini... Garip, heyecanlı gibi, kabına sığmaz, tüm vucuduna yayılan alev yüzüne sıçrar gibi olur ya, aynen öyle.. Birşeyleri yazmak bile olsa yapılan eylemin adı, ertelemek istemiyorum. Nasılsa geçmeyecek, sonra yaparım demiyorum. Hissin şekli neyse onu döküyorum kalıba, kalıp şeklini ondan alıyor..

Yol alıyorum kendimde. Enkazlar görüyorum. Hepsi paramparça. Herşey ortalığa saçılmış. Kendimden ödünler var en çok ve değER ler var sonu geldiğinde değMEZ miş dediğim. Bir çift göz var, hiç tanıyamamışım. Hiç anlam verememişim ve beni hiç anlayamamış.. Yazık.. İçim acıyor ama önünde durup da bakmadıkça uzun uzun önemi yok. Kendime daha fazla geçmişi düşünme fırsatı vermenin gereği olmadığına göre devam ediyorum. Mola vermeden hızlı adımlarla geçeyim ki, zaman ve mekan SANA varsın bir an önce.

İşte daha bunları der demez karşımdasın. Orada duruyorsun işte ama bir savur saçlarını da gözlerine değeyim.. Yüreğimde gezindiğin gibi yol alayım sende.. Bu gece bana yaşattığın unutmaya yüz tuttuğum his için teşekkür edeyim.. Sende adım attıkça, uzaktan da olsa, yüzümü güldürdüğüne şükredeyim.. Her ilerleyişim, tek bir gün bile olsa, gönlümde misafirliğine minnetimi göstermek adına. Biliyorum ki serseri kalbinin her atışı ayrı bir ritim.. Gidimi belli değil yüreğinin biliyorum, bitimi belli değil.. Yine de gidiyorum.. Bir yar karşılıyor beni ilerde. üzülemiyorum çünkü sana bunu değil minnetimi sunmaya geldim. Diyecek bir sözüm, verecek bir hakkım yok...

Ve ben o yardan kendimi kalbine bırakıyorum, en derinlerine..

Birgün kalbini açar da beni görürsen, sendeyim hala

Yok ben "yar" dan geçmem der, başında beklersen
Ben severim, yine söylerim
"Becerebilseydim ne ala..."


Geç geldi, sefalar getirdi.. O na gitsin o zaman.. Kenan Doğulu nun o müthiş şarkısı...

"Birdenbire hayatının tümü oldun
Gecelerine gün gibi doğdun
Gidersen bir gün biri üzülür çok...
Adı lazım değil, baş harfi BEN..."

26.06.2006....04:07

Saturday, June 24, 2006

aşkta yarın yoktur sevgili..


Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili
O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır
Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur
Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar
Bu yolculukta artık para, tarifeler,
Beklentiler, randevular, taksitler, iş,
Anneler ve korkular yoktur.

Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili...
İnsan başka bir ışığa teslim olur
Daha derinden anlamaya başlar, bilgeleşir
Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur.
Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur.
Hem dışındadır dünyanın hem de tam ortasında.
Hindistan da Gabj Nehri nde yakılan
Yoksun adamın hissettikleri de onunladır,
Yitirdikleri de...
New York'ta bir sokakata
Kartondan kulübesinde yaşayan kadının
Çıplak yalnızlığı da
Her şey onunladır, ona emanettir sanki
Ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...

Aşkın kültürlü olmakla,
Bilgili olmakla da bir ilgisi yoktur sevgili,
Kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla
Hiçbir kitabın yazamadığı hakikatlere daha yakınızdır,
İnan...
Kim demiştir hatırlamıyorum,
"AŞK VARLIĞIN DEĞİL YOKLUĞUN ACISIDIR." diye.
Belki de bu yüzden ilk gençliğimde,
O yoğun aşık olduğum yıllarda,
Gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla
Bütün gece şehri,
O karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır,
İnsanları uykularından uyandırmak isterdim.
Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan
O derin sancının acısına ortak olsunlar diye...

Aşk çok eski bir şeydir sevgili
Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer
Sevdiğimiz insanların çocuklukları da...
Oradan üvey anneler, eksik babalar,
Parasız yatılılar geçer.
Ve sonra aşk bütün bunları alır,
Daha eskilere gider,
Hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır
Kimselere veremez sevgisini,
Kimselere derdini anlatamaz, evlere kapanır...
Bazen denizler kıyılar çeker insanı.
İnsan bu kapılmayı anlayamaz,
Oysa
Çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup
Vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu.
Bu sızı, bu yenilgi,
Mevsimlerle, yıllarla devrilir başka insanlara
Bir insanın yaptığı bir hatanın
Tüm insanlara yayılması gibi...
İşte şimdi biz de sevgili,
Ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp,
Soluğu evlerde alacağız,
Ya da denizler, kıyılar çekecek bizi.
Nasıl biz başkalarının korkularını taşıyorsak,
Başkalrı da bizim korkularımızı taşıyacak,
Yenilgimizi, umutsuzluğumuzu...

Birazdan sabah olacak...
Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler,
İş, anne ve korkular başlayacak...
Bunlar varsa, bizim için geçerliyse
Aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili.
Birbirimizi kandırmayalım...

Hadi güne hazırlan,
Yaşadıklarımızı unutmaya çalış.
Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü,
Sırlarını, cesaretini, bilgeliğini,
Ve o ilkel o yaban ağrısını geri alacak.
Bunlar olurken içimiz bir an üşüyecek,
Sonra geçecek...
Hadi oyalanma birazdan yarın olacak...
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ...



(Biraz reel düşünmekte fayda var sanırım..:(.. Üzgünüm...)

Thursday, June 22, 2006

dost musun...



Dost musun?
Öyleyse canın canımdır...
Aynan olmalıyım...
Yüzüne söyleyebilmeliyim herşeyi..
Hem sakınmadan mertçe...
Hani bilirsin esirgemem lafımı,
Ne şekilde gelirse, öylece...
Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya,
Ama,
Seni de dupduru isterim karşımda...
Dostsan,
Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden,
Arkamdan şikayetleme!
Yiğit ol! Gerekirse yiğitçe azarla, çekinme!
Laf değil, icraat beklerim senden!
Öyle bak ki hislerinin görebileyim...
Öyle hisset ki güvenle bakabileyim...
Sevmem ölenin ardından ağıt yakmayı!
Dil dönerken söylenmeli herşey...
Kulak duyarken anlatılmalı...
Göz bakarken bakmalıyım sana...
Can sağ iken sarılmalı...
Keşkelere meydan vermemeli hayatım,
Pişmanlıklarla yoğrulmamalı...
Hayır!
Dirime selam vermeyen,
Ölüme de fazla yaklaşmasın!
Dostsan ölmemi bekleme!
Haklıysam, yaşarken savun beni!
Yaşarken yanımda ol!
İnanmışsan bana,
Kimse çevirmesin seni yolundan...
Ve inanmışsan,
Sakın rol yapma!
Her söylediğimi onaylaman şart değil...
Her yaptığımı beğenmen de gerekmez...
Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle,
Sıkılma!
Yadırgayabilirsin beni...
Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma...
Kandırmanı asla kabul edemem!
Her dediğini her yaptığını hoş görürüm,
Ama,
Beni bana sormadan yargılama!
Her yediğimiz aynı olmaz belki,
Her dakikamız birlikte geçmez...
Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de,
Ağladığında seninle birlikte oturup ağlarım...
Belki her çağırdığında gelemem fakat,
Derdine ortak arasan, koşarım...
Ben de herkes gibi insanım elbet,
Ne göklere çıkar beni,
Ne de yerin dibine sok!
Senin işin bu değil!
Benim zaten bir yerim var herkes gibi
Yer ile gök arasında...
Dostsan,
Küçümsemeden, küfretmeden,
Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma...
Dinlenmek istediğinde, hiç düşünme,
Sana özel bir limanım,
Ama...
Yorulduğum zamanlarda,
Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına...
Seni bir çocuk kadar saf sevebilirim
Ve bir deli kadar art niyetsiz...
Uğruna seve seve hesabı şaşırırım
Görmezden gelebilirim yanlışlarını...
Başkaları enayilik sayabilir,
Başkaları akılsızlığıma yorabilir,
Bunları dert bile etmem, ama,
Sen, aslında aptal olmadığımı,
Her an, tekrar tekrar hatırla!
Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma!
Seviyorsan, cimrilik etme, söyle!
Muhabbeti varken
Yokmuş gibi yapana sinir olurum!
Ne ise o olmalı insan...
Kendisi olmaktan korkmamalı!
Kendisi olmaktan kaçmamalı!
Bil ki, sensin diye seni bırakmam,
Ama,
Ben olduğum için bırakırsan beni,
Yas da tutmam arkandan!
Bedel mi?
Ödemeyeceksen çıkma yola!
İçten pazarlık edeceksen,
Ancak kendine edersin...
Kendince küser barışır,
Kendi kendini yersin!
Dostsan,
Mevsimince yağ...
Kışsan kar ol, güzsen yağmur...
Soğuğuna, sıcağına,
Esip savurmana itiraz etmem,
Senden ille de bahar olmanı beklemem,
Ama,
Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma...
Belki de çok geldi bunca talep...
Bana karşı hiçbir mecburiyetin yok,
Korkma,
Sana fazla geldiğim ilk anda,
Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin...
Geçip gidebilirsin, borçluluk hissetmeden...
Mutlaka bir açıklama da beklemem senden,
Ama,
Gitmeye dayanırsam birgün,
Sen de karşımda sert olma!

DOST MUSUN!!
Öyleyse,
Canın canımdır...
Yoluna baş koymaya hazırım ya,
Başını da yollarımda isterim, unutma!




Çok sevdiğim bir arkadaşımın sayfasında yazdığı bir yazıydı bu ve ben açıkçası bu kadar uzun yazıları pek okuyamam.. Evet itiraf ediyorum atlaya atlaya okurum.:). Ama bu yazı gerçekten çok hoşuma gitti. Kendi sayfamda kullanmak için de izin istedim ve sağolsun beni kırmadı. Orijinalini görmek ve o cici sayfayı da gezmek isterseniz bir ""tıklamanızı"" öneriyorum...


Bir de bu yazıyı okuduktan sonra sormalıyım sanırım:
"DOST MUSUNUZ?"

Tuesday, June 20, 2006

..Amin...



Aziz Başkan
hakkındaki düşüncelerimi sanırım bilmeyen yok çevremdekiler arasında.. Bizi bırakma çağrısının fenerbahçe.com da yayınlanışının haberini burada verip de geri dönüşünkini vermemek olmazdı sanırım.Geç meç artık idare edilsin lütfen..Olacak o kadar. Ben sevinenler arasındayım ve biliyorum ki çoğu Fenerbahçe taraftarı da benim fikrimde.. Galatasaray ın şampiyonluğuna gölge düşmüşmüş de yok zaten döneceği belliymiş de mış mış da mış mış.. Vız gelen tırıs da gidiyomuş yani. Diyecek birşey yok artık zaten yeni sezon hazırlıklarımız da başlıcakmış Cuma günü.. Mis yani.. 100 yılımızda da herşey gönlümüzce olsun ve Allah bize bu sezon gibi bir sezon göstermesin inşallah.. Amin diyorum ve sizin de amin dediğinizi duyar gibi oluyorum :)..Renk kardeşiyiz..Aman haa;)

Sunday, June 18, 2006

babacımmm..:)



CANIM BABACIM..
SENİ ÇOOOK SEVİYORUM..
BABALAR GÜNÜN KUTLU OLSUN..

PAMİŞİN.:)

bu da gelir bu da geçer"miş"...


Çok şükür bu dönem de bitti... Aslında "Bu dönem de bitti ya, bitmeyecek şey yokmuş demek ki" demem gerekirdi sanırım.. Yahu nasıl bir zaman dilimiydi bu böyle. Herşey altüst, herşey tepetaklak.. Tepetaklak lığın derecesinin ve etki oranının kişilere göre değişim gösterdiğini hatırlatır ve azami hassasiyet rica ederim bu arada.. Ama bitti gitti ya üstümden büyük bir yük kalkmış gibi hissediyorum. Cuma günü son finalime de girdim teee öğleden sonra.. Nasıl geçtiği konusunda yorum yapmak istemiyorum çünkü tepetaklak olan "herşey" kavramının içine derslerimi de dahil ettim... Sonuçta yaz geldi ve ben bu sene ilk defa, hayatım boyunca ilk defa, bir tatil hakkında, daha en baştan, iyi geçeceğine dair bir ümit besliyorum. Artık ne kadar sıkıldıysam.

Son olarak geçen zamanın tepetaklaklığına katkıda bulunan herşeye ve herkese katkılarından ve yoğun gayretlerinden ötürü teşekkür ediyorum ama asıl teşekkür bu "kötü" diye tabir edilebilecek dönem boyunca herhangi bir şekilde varlığını hissettiren ve yanımda olan herkese ... Şükür Allah ıma. "O" na emanetsiniz.. Hoşça bakınız zatınıza ;)

Wednesday, June 14, 2006

bir de sen vur tam olsun...



Merhabalar herkese..

Buralarda dolaşmayalı baya bir zaman geçtiğini düşünüyorum ama bu ifadenin göreceli olduğunun da altını çiziyorum.. Aslında bloglarda dolaşmanın pek tadı kalmadı bu sıra.. İnsanlarda bir tutukluk ki sormayın. İlk önce telaşlı dönemin bir dışavurumu bu diye düşünüyordum ama sonra baktım ki herkes internet aleminde cirit atıyo.. Demek ki bu değil sebep.. Hep böyle dost sohbetlerinde yorumu yapılanbirşey belki de ama en çok bu dönemde doğruluuna inandım ki insanlar genelde kötü ruh hallerini yansıtmayı seçiyorlar.. İlham bu tip zamanlarda bir terapi unsuru olarak sanırım kapıları çalıyor. Terapi ettiğini "düşünmek istiyorum" yalnızca. Öyledir demiyorum.. Neyse bakıyorum ki millet gayet halinden memnun bir şekilde geziniyor etrafta..:) Dolayısıyla da buraya yazacak birşey kalmıyor pek. Edebi-yat- adına;).. Baharın güzelliğine yazılanlar yazıldı zaten. Onlarda bir yere kadar.. Bitti gitti..:). Neyse işte baharın çarpıp da dağıttığı kafalar eserlerini verdiler ve artık toplanmış olanlar duruldu.. Toplanmamış olanlar da ne yapsınlar işte işin şevki kaçtı diye ilham bekliyorlar son umut. Onun da geldiği yok ya... Velhasılıkelam neden bunları söylüyorum.. Çünkü ben bu baharın dağıttığı, ardından gel bir de sen vur ne olacak diye final döneminin de sağdan soldan giriştiği kafalardan biriyim.. Dağılanı toplayamadan brütüs el attı olaya.. Hayırlısı olsun.. Yani kısacası bunları söylüyorum çünkü artık ne kadar mutlu mesut olsanız da buraları da boş bırakmaya gelmez diyorum arkadaşlar..;).... Anlayan anladı...

Tuesday, June 13, 2006

öğret ona!..


Zaman alacak biliyorum fakat eğer öğretebilirsen ona
Kazanılan bir liranın bulunan beş liradan

daha değerli olduğunu öğret


Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona
ve
hem de kazanmaktan neşe duymayı.

Kıskançlıklardan uzaklara yönelt onu.

Eğer yapabilirsen,

Sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.


Bırak erken öğrensin,
zorbaların görünüşte galip olduklarını...

Eğer yapabilirsen,
ona kitapların mucizelerini öğret.


Fakat ona sessiz zamanlar da tanı.

Gökyüzündeki kuşların, güneşin altındaki arıların,

ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin
ebedi gizemini düşünebileceği.


Okulda hata yapmanın hile yapmaktan

çok daha onurlu olduğunu öğret ona.


Ona kendi fikirlerine inanmasını söyle.

Herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi.


Tüm insanları dinlemesini öğret ona.

Fakat tüm söylediklerini

gerçeğin eleğinden geçirmesini,

ve sadece iyi olanları almasını da öğret.


Eğer yapabilirsen üzüldüğünde bile

nasıl gülümseyeceğini öğret ona.


Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.


Ona kuvvetini ve beynini

en yüksek fiyatı verene satmasını,

Fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna,

fiyat etiketi koymamasını öğret.


Uğultulu bir insan kalabalığına

kulaklarını tıkamasını öğret ona.


Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa,

dimdik dikilip savaşmasını öğret...

"""ABRAHAM LİNCOLN TARAFINDAN OĞLUNUN ÖĞRETMENİNE YAZILMIŞ BİR MEKTUP"""

Saturday, June 10, 2006

emi...



Bugün birşeyler karalayayım diye düşünüyordum ki radyoda bu şarkı çalmaya başladı..Yazmak geldi içimden "nedense"...


Sen de sev ama sevilme aşk acısı çek ben gibi
Çok özle ama kavuşma kavuşamadığım gibi
Senin de yüreğin yansın başka ellerde mum gibi

Çaresizlik ayrılmasın kapından köle gibi

Senin de kalbini çalsın başkaları mal gibi

Sevdan yüreğinde kalsın gizli bir günah gibi

Geri dönme istemem ki

Ben eski ben değilim ki

Hayat öyle bir oyun ki

Ne rolü var ne sahnesi

Sen de mutlu olma emi..

Sen de sev sevilme emi..
Aşkta hep aşkla yanıldım sevdim hiç sevmemiş gibi

Sen kırdın ben tamir ettim sanki ustaymışım gibi

Kimse üstüne almasın bu sözlerim sevgiliye

O öyle bir sevgilidir ettiğini iyi bilir

Ahlarım beddua değil anlaşılabilmek için

Sevmek sevilmek öyle zor birine alışan için

Geri gelme istemem ki

Ben eski ben değilim ki

Hayat öyle bir oyun ki

Ne rolü var ne sahnesi

Sen de mutlu olma emi...

Sen de sev sevilme emi...


Bu arada çok acımasız yazmış be.:D

Monday, June 05, 2006

all about loving you...

Looking at the pages of my life
Faded memories of me and you
Mistakes you know I've made a few
I took some shots and

Fell from time to time
Baby, you were there to pull me through
We've been around the block a time or two
I'm gonna lay it on the line
Ask me how we've come this far
The answer's written in my eyes

Everytime I look at you,baby,
I see something new
That takes me higher than before
And makes me want you more
I don't wanna sleep tonight
Dreamin's just a waste of time
When I look at what

My life's been comin' to
I'm all about lovin' you

I've lived, I've loved, I've lost,
I've paid some dues, baby,
WE've been to hell and back again
Through it all you're always

My best friend
For all the words I didn't say
And all the things I didn't do
Tonight I'm gonna find a way

Everytime I look at you,baby,
I see something new
That takes me higher than before
And makes me want you more
I don't wanna sleep tonight
Dreamin's just a waste of time
When I look at what

My life's been comin' to
I'm all about loving you

You can take this world away
You're everything I am
Just read the lines upon my face
I'm all about loving you...

Sunday, June 04, 2006

sensizlik



Bir garip hüzün çöker insana,
el ayak çekilince
Tek başına kalırsın dünyada,
etraf sessizleşince

İnan bu ev alışamadı
hiçbir zaman sensizliğe
Şimdi sensizlik oturuyor
kalkıp gittiğin yerde

Bir derin korku düşer ruhuma,
duvarlar seslenince
Karanlık oyun oynar aklıma,
gölgeler dans edince

İnan bana alışamadım
hiçbir zaman sensizliğe
Şimdi sensizlik dolaşıyor
çıkıp gittiğin bu evde

Yalnızlığa elbet alışır bedenim
Yalnızlıkla belki de başa çıkabilirim
Çok zor gelse bile yaşar öğrenirim
Sensizlik benim canımı acıtan...