Tuesday, May 30, 2006

söyleyemediklerimi işitin lütfen...



Bana aldanmayın!
Yüzüm bir maskedir,
Sizi aldatmasın.

Binlerce maskem var,
Çıkarmaya korktuğum,
Ve,
Hiçbiri ben değilim...
Olmadığımı göstermek
İkinci doğam oldu.
"Kendinden emin biri dersiniz",
Sanki güllük gülistanlık
Benim için herşey...
Adım güven belirtir,
Ve,
Oyunumun adı
"Ağırbaşlılıktır".
İçimde ve dışımda denizler sakin,
Her şeyin kumandanı ben..
Kimseye gereksinme duymayan
Ben...
Fakat, inanmayın bana,
Lütfen!..
Her şey dışta düzgün ve cilalı,
Hiç yıpranmayan, her zaman saklayan
O maske!..
Altta ne güven, ne de rahatlık...
Altta,
Karışıklık, korku ve yalnızlık içinde bocalayan
Gerçek ben!..
Ama saklarım bu gerçeği savunuculukla...
Kimsenin bilmesini istemem...
Zayıf taraflarımı düşündükçe,
Titrer ve sararırım...
Ya başkaları görürse iç dünyamı...
Gerçek ben ve yalnızlığımı!
İşte,
Maskelerimi onun için takarım...
Onun için, arkalarına saklanacak
Maskeler yaratırım...
Onlar,
Gösterişte kullanabileceğim
Parlatılmış yüzlerim.
Beni korur, bakan gözlerden...

Beni olduğum gibi kabul edecek,
Sevecek
Bakışlar bulamazsam,
Solacak kuruyacak gerçek ben...
Ve,
Ben bunu biliyorum.
Beni kendi maskelerimden kurtaracak,
Kurduğum hapishaneden kaçıracak
Diktiğim engellerden aşıracak,
Beni seven,
Beni anlayan
Bakışlar olacak.
Bana,
"Sen değerlisin" diyecek,
"Maskesizken daha bir insansın,
Daha yakın, daha bir dostsun"
Diyecek bir bakışa
Beni gören bir bakışa
Muhtacım...

Benim yanıma sokulman kolay olmayacaktır!..
Uyarırım seni dost!..
Uzun yıllar kendini yetersiz hissetmiş ben,
Sana kendini kolayca açamayacaktır...
Bütün gücümle tutunacağım kendi maskelerime,
Ne kadar sokulursan yakınıma,
O denli şiddetli geri iteceğim seni...

Kim olduğumu merak ediyor musun?
Hiç merak etme...
Ben çevrendeki
Her erkek ve kadınım...
Maske takan her insanım.

Charles C. Finn

Sunday, May 28, 2006

eğer...



Tüm çevrendekiler kendinden geçip de
Seni suçladıkları anda soğukkanlı olabilirsen,
Herkes senden şüphelendiği halde
Onların kuşkularını hoş görebilirsen,
Bekleyebilir ve beklemekten yorulmazsan eğer
Haksız suçlamaya uğrar da karşılık vermezsen
Kasıtlı davranmadığın halde kasıtlara tahammül eder
Akıllıca konuşur, fazla uysal görünmezsen
Düşünebildiğin halde kölesi olmazsan düşüncelerin
Hayal kurma gücün olduğu halde
Tutsağı olmazsan hayallerinin
Eğer acıları ve sevinçleri aynı şekilde karşılayabilirsen,
Tüm ömrünü adadığın şeylerin yıkıldığını görür de
Kırık dökük araçlarla yeniden yapabilirsen,
Kalbini, sinirlerini ve vücudunu
İş işten geçmeden diriltebilirsen
Ve "Dayan" diyen iradenden başka bir gücün
Kalmadığı halde dayanabilirsen...
Ne dostlarının ne de düşmanlarının sözleri incitmezse seni
Gereğinden çok bağlanmadan saygı duyabilirsen herkese
Eğer her dakikasını doldurabilirsen zamanın,
O zaman dünya da senindir, içindeki herşey de
Hatta daha çoğunu da ellerinde bulursun
Asıl önemlisi adamım
O zaman gerçek adam olursun...

Rudyard Kipling

Saturday, May 20, 2006

sakla beni...

Acayip bir pozitif enerjisi var bunun..Çok seviyorum ve zevk alıyorum gerçekten.. :D:D:D:D:D:D


Derdime dert kat yine de bende kal
Bu ömür uğrunda sana heba
Dört mevsim gibisin her günün ayrı güzel
Bu kalp sana yeter
Ömrüme yük ol yine de bende kal
Emrin kulun olur seni korur
Ender nadir bulunur senin gibi güzel yar
Bu kul sana tapar
Sakla beni sar kuytularında
Salla serp savur rüzgarlarında
Dolayıp tut beni kanatlarında
Besle beni yar yudum yudum aşkla...

Friday, May 19, 2006

ufak bir uyarı...

Ya yazmayayım burayı da bu tarz şeylerle doldurmayayım diyorum ama olaylar öyle yerlere varıyor, ben kestirip attıkça öyle dallanıp budaklanıyor ki inanılır gibi değil.. Benimle derdi olan insanların benden başka herkesle benim hakkımda konuşmalar yapması deli ediyor beni.. Üstelik sanki ben sürekli birşeyler yapıyormuşum, suçlumuşum gibi gösteriliyorum ya bu daha da fazla tetikliyor.. Halbuki gerçekten hiçbirşey yapmıyorum yaa, hiçbirşey düşünmüyorum, hiçbirşey hissetmiyorum, hiçbirşey konuşmuyorum, hiçbirşey istemiyorum, hiçbirşey paylaşmıyorum... Nedir bu yaa..Yeter artık gerçekten.. Orda burda onunla bununla konuşulmasından bıktığımı bilmem söylememe gerek var mı.. Rahatsızlığımı daha açık nasıl dile getirebilirim ki acaba.. Aslında rahatsız da olmuyorum ama sanki ben birşeyleri uzatıyormuşum gibi görünüyo ya fitil oluyorum.. O yüzden lütfen "arkadaşlarım" benimle bir derdiniz varsa Allah aşkına bana gelip söyleyin yaa.. Ayrıca benim kendimde bitirdiğim şeyleri, ki bu şeyler aslında hiç varolmamış ama sizin sayenizde bu kadar varmış gibi görünmüş şeyler, ısıtıp ısıtıp önüme sunmayın artık.. Hayır neden bu kadar kurcalıyorsunuz diye sizden şüphelenmeye başlıyorum artık.. O yüzden sevgili "arkadaşlarım", zaten tutturmuşuz hepimiz kendimize göre bir yol ilerliyoruz.. Bu şekilde birbirimize çelme takmaya gerek yok.. Kısacası rahat bırakın beni lütfen yaa.. Hakikaten ama gerçek anlamda rahat bırakın.. Konuşmayacaksanız benimle konuşmayın ama"GERÇEKTEN" konuşmayın..Ben de ona göre davranayım.. Ama lütfen belirli olun.. Tek şekilde davranın artık... LÜTFENNN.. ve benim hakkımda yorum yapmayın sevgili "arkadaşlarım"... Unutmadan son birşey daha: buradan yazdıklarımı da kimse üzerine almasın çünkü itafen yazdıklarımda mutlaka belirtirim zaten..Anlayışınız için şimdiden...Teşekkürler.......

unut gitsin

Yazıyorum-Yazmıyorum-Yazıyorum-Yazmıyorum-Yazıyorum-
Yazmıyorum-Yazıyorum...... Evet kesinlikle yazıyorum... Esasında düşündüm baya sanırım ama şarkıya haksızlık edeceğim kanısına vardım.. Nilüfer, yüreğine sağlık..Budur!!! Vurgulayabileceğim bir resim olabileceğini düşünmüyorum ve resimsiz geçiyorum, bu sefer sebepli... Kısacası;;;;; Sözler...Sözler...Sözler...Duygular...Aksedenler...

Teşekkürler...


Derdim var gecem zehir bana

Yardım et seni unutmama
Anılar başucumda
Kov gitsin...

Sevmiştim seni kana kana

Şansım yok kaderden yana
Yaşanan her ne varsa
Sil gitsin...

Darılıp gücenmesin

Geç kalmasın ayrılıklar
Varsın ömrümü takvimlerden çalsın yıllar
Aldırma ne farkeder
Alışmışım yokluğuna
Seni sevdiğimi unut, unut herşeyimi
Unut gitsin...

Benim aşktan anladığım

Yaşananlar kar saydığım
Kalbim sende kaldı
Kır gitsin...

Suçlama sakın kendini

Sevgisiz kalma benim gibi
Düşünme beni boşver
Sev gitsin...

Düşerim en son satırlara

Zor gelir sıra vedalara
Üzülme, gözyaşını
Dök bitsin...!!!

"dönüşü yok" sa da....

Friday, May 12, 2006

bahane...

Bugün ben de yazmak istiyorum.Kelimelerin kifayetini sorgulamadan, sadece özgürlüklerini ellerine vermek üzere yazmak istiyorum.. Güçlerinin yettiği kadarıyla nasıl anlatabileceklerini merak ediyorum aslında. Ama yapamıyorum.Birşey engel yazamıyorum.. Korku mu var, ne demek istediğimi mi bilmiyorum yoksa ithaf edeceğim kişinin bakiliğinden mi emin değilim..Sorun nerde.. Kalemimin mürekkebi bitti..Derinde mana aramaya gerek yok..

Thursday, May 11, 2006

everything I do, I do it for you...



Look into my eyes, you will see

What you mean to me

Search your heart, search your soul

And when you find me there you'll search no more
Don't tell me it's not worth trying for

You can't tel me it's not worth dying for

You know it's true

Everything I do, I do it for you


Look into my heart, you will find
There's nothing there to hide
Take me as I am, take my life

I would give it all I would sacrifice

Don't tell me it's not worth fighting for

I can't help it there's nothing I want more

Ya know it's true

Everything I do, I do it for you

There's no love, like your love

And no other could give more love

There's nowhere unless you're there

All the time, all the way


Don't tell me it's not worth trying for

I can't help it there's nothing I want more

I would fight for you, I would lie for you

Walk the fire for you_ Ya I'd die for you...

Wednesday, May 10, 2006

son mektup...

Son sayfayı çevirme ne olur! Bilirim ki sonlar acıdır tatlı bir hüzünle... Kurutulmuş, solmuş ümitler var gönül defterimde. Ve şimdi sana yazdığım son mektup duruyor mecalsiz ellerimde.

Gideceksin ya, gözlerim dolmuyor eskisi gibi, 'Gidiyorum' demen bile ürkütmüyor beni aşkım. Bir acı tren sesi, sallanan bir mendil ve seni... seni yolculamak da üzmüyor bugün beni. Sanki hazırladığın o valiz 'ayrılmak' gibi birşey değil. İçimdeki şair buna 'kavuşmak' gibi birşey diyor. Kilometrelerin uzaklığı yakınlaştırıyor beni sana, santimlerin yakınlığı korkutuyor, anlasana...! Bazen 'gitme' ler 'gelme' lerden daha hayırlı olurmuş. Ben bu gitmeyi göğüsledim güzel sevgili çünkü yazın çok büyük bir gelme olacak..Biliyorum...
Yıllar evvel bir masal dinlemiştim anneannemden. Masalın sonunda bütün martılar uzak diyarlara uçmuşlardı. Ben gözümü heyecanla açıp 'Bir daha gelmeyecekler mi?' diye sorunca, anneannem, benim hikayemin de son yaprağını okumuştu. İhtiyar kadın 'Martılar gider ama bir başka bahara geri dönerler evlat' demişti. Ben de diyorum ki; kaderde İKİNCİ BAHAR ı beklemek de varmış.
Ne anlatıyordu o eski şarkı hatırladın mı? Sensiz cennet bile sürgün sayılır diyordu eski şarkıcı.Hayır...ben bunu söylemeyeceğim. Emellerim elemlerimi sürüklemişken ve O'ndan ötürü sevmeyi öğrenmişken, bu kalbi içine yerleştirenden ve içine senin aşkını koyandan 'senli cennet'i isteyeceğim.
Çünkü bilirim ki; 'Gönülden isteyenler birgün mutlaka buluşurlar.'
Bu son mektup demiştim ya sana. Ah...! İşte yine geldik en sona. Son sayfaya...
Bilmem daha önce bu sözü duymuş muydun güzel gözlüm? En değerli sevgiler bazen gösterilmeden yaşanır. İşte bu yüzden, bırak gitsin diyorum gönlüme, bütün çiçekler. Gitsin ki bahara tomurcuklar devşirsin.
Söz veriyorum. Görüşünceye dek hep senin istediğin gibi kalacağım ve o ana dek hiç ağlamayacağım. İkinci baharda, martı sesleriyle görüşmek üzere elveda aşkım, elveda.... Ve sakın yıldızların altında bekleyen ve seni çok seven bu insanı unutma....!!!

tahammül mülkünü yıktın...

...Yorum yok...


Tahammül mülkünü yıktın Hulagu Han mısın kafir
Aman dünyayı yaktın ateş-i suzan mısın kafir

Kız oğlan nazı nazın şehlevend avazı avazın
Belasın ben de bilmem kız mısın oğlan mısın kafir

Ne ma'na gösterir duşundaki ol ateşin atlas
Ki ya'ni şule-i cansuz-ı hüsn ü an mısın kafir

Nedir bu gizli gizli ahlar çak-i giribanlar
Aceb bir şuha sen de aşık-ı nalan mısın kafir

Sana kimisi canım kimisi cananım deyü söyler
Nesin sen doğru söyle can mısın canan mısın kafir

Şarab-ı ateşinin keyfi rüyun şul'elendirmiş
Bu haletle çerağ-ı meclis-i mestan mısın kafir

Niçin sık sık bakarsın öyle mirat-ı mücellaya
Meğer sen dahi kendi hüsnüne hayran mısın kafir

Nedim- i zarı bir kafir esir etmiş işitmiştim
Sen ol cellad-ı din ol düşmeni iman mısın kafir

Tuesday, May 09, 2006

pembe kurdela..

Karşılıklı ne delilikler yaptık..Kimlerle neleri paylaşmadım ki bir düşününce..Her insanın biraz deli olduğu tezini ortaya atıp kendi kendmize bunun gününü geçiriyor ve yeni kılıflar arıyorduk..Her defasında hezimetle karşılaşıyorduk..Deliliğimiz bizi yeniyordu..Öyle ya biz buyduk başka sebebe ne hacet..
Herşeyimi afilli kutusuna koyup da kurdelasını takmıştım bile.. Pembe kurdelalar.. Şirin mi gözüküyordu, çarpıcı mı bilemedim..Neyi vurgulayacağını şaşırmış, yüklemin önünde görevinin bilinciyle bekleyen kelimeler gibiydi kurdelalar..Ama pembeydiler.. Herşeye rağmen pembe.. Bir delilik yapmışlardı, neye delirdiklerini bilmeden.. Görev bilinci ya; sevin dedim sevdiler, gidin dedim gittiler, söyleyin dedim.....sustular.. Hala pembeydiler..Gelin artık dedim, vazgeçtim..
"Geç" tim...İkili delilikler biter mi..Daha neler yapacağız biz..Daha ne kurdelalar takıp, ne bayramlar kutlayacağız her gün..Günler biter mi..Bitmeyecek..Hergün bizim olacak..Biz hergünle olacağız.. Hergün biz olacağız ve hergün deli....




Artık hayatımdan çıksan diyorum

Bu ikili delilik sona erse
İkimiz için de hayırlısını diliyorum
Hiç olmamış gibi davranabilmeyi
Bu yokediciliği anlayabilmeyi
Bir bilsen ne kadar yürekten istiyorum

Lütfen görmeyeyim seni
Bir yerlerde karşıma çıkma
Konuşmayalım bakışmayalım ne olursun..
Daha fazla tükenmeye takatim yok..

Sanki aşkı öğütmeye programlı gibiyiz
Aslına bakarsan insan olarak iyiyiz
Ama daha fazlasını isteme benden yalvarırım
Ben bittim artık kalmadım...

Sunday, May 07, 2006

son kereler damladı kalemin gözünden...




Yazdım da ne oldu sana, kalbimi açtım da ne oldu...

Kan döktün gönlümde savaşı seçtin.

Gizliymiş içimde, buldun da ne oldu,
Sobeledin kendini yaramı deştin..


Yok muydu senden gayrı bir ben terk-i diyar a sebep

Gitseydim mırıldanan bir ıslık tadıyla dudaklarımda

Baksaydım bir girdap dönemecinden

Kuytularda savrulan ömrümün hazan yılında..


Minik şekilsiz bir kehribar tanesiymiş çarpılan

Vurdukça döküldü iplik iplik yüzümden

Makbul olan sevdanın en derinindeymiş

Gem vurdum bil yeter çıktın gönlümden...


Yoksun artık sen...!!!!


04.05.2006

Friday, May 05, 2006

yayında ve yapımda emeği geçen....:p

Çok fazla sürmemesi için ne çok dua ettim bu kötü ruh halinin ve Allah ın da izniyle sanki bugün biraz iyiyim..Bunda tabi ki de "canımcım" arkadaşlarımın payı yadsınamaz..Uzun zamandır bugünki gibi gülebildiğimi hatırlamıyorum...Saolsunlar hepsi, Allah razı olsun..;)..Sonuçta sanırım pazartesi falan kendimi tam olarak yazmaya hazır hissettiğimde buralarda olacağım..Çok merak eden arkadaşlar olabilir bilginize..:)..:p

Monday, May 01, 2006

inziva...

Hımmm sanıyorum bir süre herhangi birşey yazmayacağım buraya..İlerki zamanlarda görüşürüz... Çok uzun sürmeden tekrar yazmaya çalışacağım ama şimdi değil..

Hoşça bakın zatınıza..