Wednesday, January 16, 2008

just to put a lid on ... whatever it is

Kafiyelerin ya da serbest ritimlerin ardına saklandığında herşey daha bir kolay yazılıyor sanırım. Gerektiği kadar kapalı, gerektiği kadar açık... Anladığın kadar içindesin, anlayamadığın yerde sen de yoksun.. Bir de melankoli varsa içinde tadından yenmiyor, ki söylediğimiz gibi için ne kadar dolmuşsa patlama da o kadar büyük oluyor ve tüm şiirler acıya yazılıyor. Günlüklerin içini şişirdiğim eziyetleri bloglara da yapıyorum, ne yazık... Onlar biraz daha olaylardan haberdar ama burası neler yaşandığını bile bilmiyor derin bölgelerde, yine ne yazık... İç sıkıcı yazmayınca olayın saçmalama boyutuna geçtiğinin bilincindeyim amaaaaa bugün sıkıntı yok :)
***
Bikaç günlük uyku kampı bitti, tazelendim dün.. Ümit Yaşar abime anlattım azcık, "aşk başlamadan güzel" dedi, "kalplerde heyecan, bakışlarda korku olduğu zaman güzel... birbirimize sezdirmemek için çırpınış, başkaları görmesin diye çabalayış... aşk başlamadan güzel." dedi. Gözlerini gözlerinin mavisine değdirdiği bir sevdiceği varmış onun da, temas kurulduğunda güzelliğini hissettiği bir aşkı yaşamış. Renkler değişse de güzel gerçekten, kısacık anlar uğruna yaşamak güzel... Belki de başlamadan daha güzel.
***
Sonra sustuk birlikte. Bütün yaşanmışlıklarından bahsetti de bana yine de uyduramadık çok da fazla.. Hep bir ama koyduk cümle sonlarına.. Farklıydı gerçekten, mutluluk harmanlansa da az da olsa içine, yazmaya çalıştığım şey değildi tam olarak.. Mutlu olmaca oynuyorsak hakkıyla oynamalıydık, çünkü aşk başlamadan güzeldi.
***
Hayatın sıkıcılığında bir sığınak arıyorsan, maça gideceksin, maç izleyeceksin dedi babam :D Anlayarak, dinleyerek, bilerek ve üsteleyerek değil ama gözleriyle söyledi, sözleriyle çağırdı. Bilerek, anlayarak ne denirdi acaba?? Filmlere ağladığımızda içimden geçenler dilimin ucuna geldiğinde, saklamadan söyleseydim annem neler söylerdi, nasıl yatıştırırdı ki? Deli cesaretinin tavan yaptığı zamanlar vardır. Şu bahsettiğimiz artan "an" lar.. Yanımda oluverseydin deyip ah çektiğimiz ama bir "an" sonra pişman olduklarımız.. Buna neden değindiğim hakkında bir fikrim yok açıkçası ama bugün madem melankolik olmayacağız(???) klavye olabildiğince rahat olmalı parmaklarımla dansında.
***
Dost sohbetlerinde ciddi konulara geçilip, saatler harcanıyorsa eğer, büyük birşeyler vardır işkillenecek.. Bu sefer maxi boy sanki... İşte dün, söylesek keşke, söyleriz inşallah dediğimiz bir şarkımız vardı konuşmalar arasında.. O zaman Ümit Yaşar aşk başlamadan güzel dememişti çünkü, hani başlasa da hiç fena olmaz diyorduk :)... Diyorduk kiii................ Demiyorduk yaa dinliyorduk, işte böyleee;


No comments: