beklenen gün gelecekse çekilenler kutsaldır...
Çekilenler kutsaldır.. Ya beklenen gün gelmezse. Garantisiz dünya. Bekleye bekleye ölüp gitmek var ucunda.. Kutsal bir eylem içerisinde olmanın verdiği huzurla ölmek...
Neler yaptım geçmişte diye düşünerek ve özleyerek elinde tutamadıklarını. Olmayacak türlü türlü dualar ederek gözlerinin hakimiyetinde...
Ellerinden akıp giden yaşları izlemek var bugün. Aslında hiç akmamış, ürkek yaşlar. Biri gelip de görecek diye tedirgin bekleşen.. Hepsi kutsal bir olayın parçası. Hep beraber bekliyoruz o günü. Haketmediğimizi düşünsek de tüm bu olanları, yaşıyoruz. Tek hükmümüz bu işte. Bu hükmün içinde barınanlar ayrı bir başlık teşkil etmiyor.Ne yaşarsan yaşa tek hüküm bu gibi. Hiçbirini haketmiyoruz. Her insan hakettiğini yaşayamıyor yani..
Sevmek gibi birşey... Ve aslında sevmek gibi birşey bu. Aşık olmak düşünmeden, olduktan sonra düşünmek ve öldükten sonra vazgeçmek. Kardeşin gibi sevmek bir de. Sonra rahatça arkanı dönmek ve sana destek bir sırt, düşmeyesin diye. Sonra vurularak ölmek göremediğin anda. Yine de haklı o diyebilmek umarsızca ve kendinden kopuk.
İşte sevmek gibi birşey aslında. Eline telefonu her aldığında yüzünü görmek gibi. Sonra mesajları karıştırmak hızlıca, sildiğin mesajları.. Başka bir yerlerde, başka zamanlarda başka insanlar düşünmek. Kıskanmak çıldırasıya ve sonra özlemek gibi...
Özlemek gibi birşey.. Bu anlamsız bir farkındalık. Haketmiyorken hiçbirşeyi. Ne versin hayat.. Geri dönüşü olmayan onca yoldan sonra, hayatların içine saplanmış onca insandan, yüreklerimizi delmiş onca sözden, onca yorumdan sonra...
Dönememek gibi birşey. Herşeyi tahmin edebilirmişim de sensizliğin bu olduğunu bilemezmişim. Onlarla olmanın bu kadar zor olabileceğini bilemediğim insanlar var hayatımda. Çıkarıp da atamadığım insanlar, herşeyim dediklerim var... Zorlayan sınavın en ağır parçaları. İçinden gelen herşeye inat gülmeye çalışıyor gözlerim. Tutuyor onları. Bazen başarısız oluyor ama asla sebebini açık etmiyor.. Söylemeye çekindikleri bir yumru işte tam orada. Her daim yanlış anlaşılmalar...
Ama bir tek sen.. Öyle bir yermiş ki boşluğun, o bile ağırlık yapıyor. Sildiğim herşeyin... Ve aradığım sen.. Anlam çıkarmak geliyor içinden her olayda biliyorum. Hep haklıydın. Ama gördün, sen de yaşamadın hakettiğini.
Sevmek gibi birşey ya bu hani. Bu da kutsal, bunu da çekmek ve gelmeyecekse de beklenen gün, ölmek huzurla.
Sevmek gibi birşey değil de aslında, sanırım sadece seni sevmek gibi birşey...

2 comments:
yaa olmadı bu yazı pıtırcık bilem kızmıştır sana.. ne dioduk biz ?? 'ben sevmeyi seviyoruuum' :) sırtını yaslayabilcegini bildigin bir dost :) biliosun kim oldugumu sen kuzuuuuuu
sevmeyi sevdiimizden ve de herkesi sevdiimizden mi oluyo acaba.. bugün bir dost sohbetinde sil gitsin diye çalındı kulağıma.. neden suçluymuşsun gibi bi de özür diler gibisin ki dendi.. ne kadar saçmalıyorum ben hakikaten dedim yaa. garip di mi, hayat işte... parmakla sayılacak kadar olmalıymışsınız cnm benim... seviyorum seni.:)
Post a Comment