Friday, April 20, 2007

bilmiyorum ki ne...



Ve yine yalnızım


Kulağımda güzel ezgiler


Elimde bir kağıt kalem


Yazıyorum birşeyler

Ne bilmiyorum...



***



İsyana bıraktım düşlerimi


Ne onlar benim ne ben...


Kalbimde bir acı var


Nefesim tıkanıyor


Yetmiyor aldığım nefes


Bomboş evde birşeyler arıyorum


Ne bilmiyorum...



***



Birden aklıma geliyorsun


Hayır! diyecek oluyorum, bu sefer değil...


Bu sefer değil...


Ama her seferinde olduğu gibi


Yine gözlerine dayanamıyorum


Onlarda beni çeken birşey var


Ne bilmiyorum...



***



Dostlarım beni benden iyi tanır oldu


Kendimi anlamıyorum


Ne istiyorum peki ben?


Ne?!


İstediğim şey beni bitiren değil mi?!!


İçimi parçalayan...


Beni vazgeçirecek bir cümle lazım gibi


Ne bilmiyorum...



***



Sigaram bitiyor yine


Hep bitmek zorunda mı


Bir daha yakacağımı bile bile


O da benimle çelişiyor?


Sinirleniyor bir koca nefes daha çekiyorum


Hangimiz hangimizi bitiriyor??!


Karar vermek güç..


Söndürecek bir sebep arıyorum


Ne bilmiyorum...



***



Herşeyin sonu var nasılsa


Bitecektir herşey elbet


Bir de başlasaydı keşke diyorum


Keşke...


O lanet kelime.


Beni hayata döndürecek olan tek şey


Keşkelerimden birinin gerçek olması sadece


Keşke böyle olmasaydı..


Kalbim sana ait olmasaydı..


O nerede?..


Ne yapıyor?..


Kiminle?..


Beni seviyor mu biraz olsun?..


Cevap bulamıyorum..


Korkuyorum..


Neden, bilmiyorum!!!








Burak Kuşcu




*****


İnsanlara nereden baktığın önemlidir çoğu zaman..
Onları nereye koyduğun, onların seni nereye koyduğu..
Kalbinde biçtiğin rol ve kalplerde sana biçilen..
O yanından geçerken hissettiğin duygu..
Sevinç, özlem, hüzün, sevgi, kırgınlık, nefret, aşk...
Saçların savruluşu rüzgarda anlamlıdır kimi zaman,
kimi zaman göz kırpışı...
Tek bakışıyla anlattıklarını tek sen anlarsın bazen de
yanlış olmasından korkarak.
Sana aitse dünyaları da beraberinde getirmiştir,
değilse seninkini alıp götürmüş olur.
Sen, kendinle başbaşa kaldığında soğursun kendinden,
gittikçe yabancılaşırsın ve gittikçe tahammül edemezsin kendine..
Ama hep sensindir, ne yapsan atamazsın ve hep seninlesindir..
Çareyi aradıkların uyutur seni sadece, uyuşursun ve o kadar.
Sabah yeni güne yine onunla merhaba dersin
ve o sana günaydın derse sıcacık,
dünyaları da beraberinde getirir,
değilse yeni gün doğar ve senin dünyan bir kez daha yıkılır...
Senlik seni sararken kollar boşluğu kucaklamaktadır..
O yoktur...
Sen sarıldığın bu şey

NE, BİLEMEZSİN...




(Burak benim kardeşim.. Oturmuş ve tam da burada anlattığı şeyleri yaşarken dökülmüş bu satırlar.. Uzakta olunca elden teslim alamadım ama konuşup dertleşirken yolladı. Ben de izni dahilinde paylaşmak istedim nacizane bir ekle beraber... )

3 comments:

Burcu ÖZSAYAR said...

Vallahi kardeşini burdan tebrik etmek istiyorum o kadar içten yazmış ki gerçekten çok etkilendim, sana da bu güzel duyguları bize aktardığın için teşekkürler...

_MaSaLSı_ said...

herkesin içerinde fırtınalar kopuyor demekki.durulma zamanları gelecekmi bilmiyorum.sorunlarla başbaşa kalmak yıpratsada bizi her adımda bir soruna koşuyoruz nedense...kardeşinin yüreğine sağlık,güzel cümleler dökülmüş satırlarına,sanada ayrıca teşekkürler :)

beyza kuscu said...

burcu; teşekkür ederiz canım..

masalsı; evet sanırım herkesin içinde var bi fırtınalar bu aralar... teşekkür ederiz yorumun için..