gece gece...
-O~-
Belki de yine en iyisi geceleri binlere bölmek, onbinlere belki de... Olabildiği kadar işte, ne kadar taşıyabilirse küçücük kalbim... Böylesi ne kadar ağır geliyorsa, bölündükçe azalsın yükü diyorum.. Birileri alsın birazını da artık.. Birazını da o paylaşsın bu yoğunluğun. Heyhat ki haberi yok bölünmüşlüğümden... Kafa dumanlıyken kimse farkedemiyor zaten.. Neyse.
Karmançorman durumlar hep kendi gibi yansırsa bir yerlere yandık demektir.. Açıkça anlatmak var çünkü hep akıllarda.. Öyle olmayınca anlaşılmıyor birşeyler iyice.. Birilerinin birşeyleri farketmesi için iyice gözlerine sokmak gerekiyor.. Onlar da haklı tabi çünkü hiç akıllarından geçmeyen şeyleri anlasınlar diye bekliyorum.. Saçma işte ama saçmalığın ötesinde çaresizlik sanırım.. Nasıl açıkça anlatılır bilmiyorum ki, dahası hiç yapmamışım...
Acemi şansı duydum da acemi cesareti hiç duymadım.. Şimdi öyle birşeyler var ama içimde... Duymasam da hissediyorum.. Giderken geride bıraktıklarıma söylemeliyim içimde kalmasın, hazır cesaret gelmişken.. Herkes duysun görsün bakalım acemi şansı var da acemi cesareti nasıl oluyormuş. Gecenin bir vakti yapacak o kadar çok şeyim, düşünecek o kadar işlerim var ki, ben bırakmış anlatıyorum işte...
Sıkışmışlıktan kurtulmak ne ki acaba... Trafik sıkışık olunca upuzun bir yan yola sapınca daha mı çabuk varıyoruz... Hiç sanmıyorum ama bazen oluyor gözardı edemem... Sadece trafiğin can sıkıcılığından uzaklaşmak bile bir terapi.. Eeee benim yaptığım bu mudur yani... Walla ayrımına varamamak gibi bir durumda kaldım herhalde yaa..
Saçmalamakla açık olmak arasında çooook ince bir hat üzerinde gidiyorum... Kafam düzgün olsaydı pek yalpalamazdım ama şimdi bir o tarafa bir bu tarafa gidip gidip geliyorum...
Saçmaladığım kısımları es geçersek demek istediğim; sıkışıp kalmış bir durum bu ve ben ne yapabileceğim hakkında hiçbir fikre sahip değilim.... Birisine birşeyleri anlatmam lazım ama hiç aklında olmayan birşeyi lönk diye söylersen adam ne oluyoruz der... Haklıdır da çoğu zaman.. Di mi ama... İşte o yüzden bu saçma sapan sınavın olduğu bu yine saçmasapan gecede salak salak oturmuş bunları yazıyorum işte... Kime neyi anlatıyorum yaaa, tamam hade eywallah..!!!
Karmançorman durumlar hep kendi gibi yansırsa bir yerlere yandık demektir.. Açıkça anlatmak var çünkü hep akıllarda.. Öyle olmayınca anlaşılmıyor birşeyler iyice.. Birilerinin birşeyleri farketmesi için iyice gözlerine sokmak gerekiyor.. Onlar da haklı tabi çünkü hiç akıllarından geçmeyen şeyleri anlasınlar diye bekliyorum.. Saçma işte ama saçmalığın ötesinde çaresizlik sanırım.. Nasıl açıkça anlatılır bilmiyorum ki, dahası hiç yapmamışım...
Acemi şansı duydum da acemi cesareti hiç duymadım.. Şimdi öyle birşeyler var ama içimde... Duymasam da hissediyorum.. Giderken geride bıraktıklarıma söylemeliyim içimde kalmasın, hazır cesaret gelmişken.. Herkes duysun görsün bakalım acemi şansı var da acemi cesareti nasıl oluyormuş. Gecenin bir vakti yapacak o kadar çok şeyim, düşünecek o kadar işlerim var ki, ben bırakmış anlatıyorum işte...
Sıkışmışlıktan kurtulmak ne ki acaba... Trafik sıkışık olunca upuzun bir yan yola sapınca daha mı çabuk varıyoruz... Hiç sanmıyorum ama bazen oluyor gözardı edemem... Sadece trafiğin can sıkıcılığından uzaklaşmak bile bir terapi.. Eeee benim yaptığım bu mudur yani... Walla ayrımına varamamak gibi bir durumda kaldım herhalde yaa..
Saçmalamakla açık olmak arasında çooook ince bir hat üzerinde gidiyorum... Kafam düzgün olsaydı pek yalpalamazdım ama şimdi bir o tarafa bir bu tarafa gidip gidip geliyorum...
Saçmaladığım kısımları es geçersek demek istediğim; sıkışıp kalmış bir durum bu ve ben ne yapabileceğim hakkında hiçbir fikre sahip değilim.... Birisine birşeyleri anlatmam lazım ama hiç aklında olmayan birşeyi lönk diye söylersen adam ne oluyoruz der... Haklıdır da çoğu zaman.. Di mi ama... İşte o yüzden bu saçma sapan sınavın olduğu bu yine saçmasapan gecede salak salak oturmuş bunları yazıyorum işte... Kime neyi anlatıyorum yaaa, tamam hade eywallah..!!!

No comments:
Post a Comment