Saturday, June 24, 2006

aşkta yarın yoktur sevgili..


Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili
O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır
Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur
Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar
Bu yolculukta artık para, tarifeler,
Beklentiler, randevular, taksitler, iş,
Anneler ve korkular yoktur.

Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili...
İnsan başka bir ışığa teslim olur
Daha derinden anlamaya başlar, bilgeleşir
Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur.
Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur.
Hem dışındadır dünyanın hem de tam ortasında.
Hindistan da Gabj Nehri nde yakılan
Yoksun adamın hissettikleri de onunladır,
Yitirdikleri de...
New York'ta bir sokakata
Kartondan kulübesinde yaşayan kadının
Çıplak yalnızlığı da
Her şey onunladır, ona emanettir sanki
Ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...

Aşkın kültürlü olmakla,
Bilgili olmakla da bir ilgisi yoktur sevgili,
Kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla
Hiçbir kitabın yazamadığı hakikatlere daha yakınızdır,
İnan...
Kim demiştir hatırlamıyorum,
"AŞK VARLIĞIN DEĞİL YOKLUĞUN ACISIDIR." diye.
Belki de bu yüzden ilk gençliğimde,
O yoğun aşık olduğum yıllarda,
Gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla
Bütün gece şehri,
O karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır,
İnsanları uykularından uyandırmak isterdim.
Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan
O derin sancının acısına ortak olsunlar diye...

Aşk çok eski bir şeydir sevgili
Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer
Sevdiğimiz insanların çocuklukları da...
Oradan üvey anneler, eksik babalar,
Parasız yatılılar geçer.
Ve sonra aşk bütün bunları alır,
Daha eskilere gider,
Hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır
Kimselere veremez sevgisini,
Kimselere derdini anlatamaz, evlere kapanır...
Bazen denizler kıyılar çeker insanı.
İnsan bu kapılmayı anlayamaz,
Oysa
Çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup
Vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu.
Bu sızı, bu yenilgi,
Mevsimlerle, yıllarla devrilir başka insanlara
Bir insanın yaptığı bir hatanın
Tüm insanlara yayılması gibi...
İşte şimdi biz de sevgili,
Ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp,
Soluğu evlerde alacağız,
Ya da denizler, kıyılar çekecek bizi.
Nasıl biz başkalarının korkularını taşıyorsak,
Başkalrı da bizim korkularımızı taşıyacak,
Yenilgimizi, umutsuzluğumuzu...

Birazdan sabah olacak...
Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler,
İş, anne ve korkular başlayacak...
Bunlar varsa, bizim için geçerliyse
Aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili.
Birbirimizi kandırmayalım...

Hadi güne hazırlan,
Yaşadıklarımızı unutmaya çalış.
Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü,
Sırlarını, cesaretini, bilgeliğini,
Ve o ilkel o yaban ağrısını geri alacak.
Bunlar olurken içimiz bir an üşüyecek,
Sonra geçecek...
Hadi oyalanma birazdan yarın olacak...
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ...



(Biraz reel düşünmekte fayda var sanırım..:(.. Üzgünüm...)

2 comments:

Anonymous said...

arkadaşım gerçekten çok güzel bir yaazı heralde aşkı anlatan diğer yazılar gibi özel olacak herkesin kendi dilinde yaşadığı bir aşk yada aşk masalı olduğundanmı nedir bu tarz yazıları okuyunca insan sanki aşkı tekrar keşfediyor

yetkinsarica said...

eğer normalde yapılamaz olanlar söz konusu "o" olunca yapılabilir oluyorsa işte aşk budur bence.kısacası:"fedakarlık"